abartarak

adj. tall, having a height that is above average
* * *
exaggerating (prep.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • abartılı — sf. 1) Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı Abartılı söz. 2) zf. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üfürmek — i 1) Üflemek 2) Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor. A. İlhan 3) nsz Esmek Kapının altından rüzgâr üfürüyor. 4) nsz Üfleyerek çalmak Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • palavra savurmak (veya atmak veya sıkmak) — argo 1) abartarak konuşmak, büyük başarılardan söz etmek Yalana yakın palavralar savurmaktan kendini alamayan Ragıp Bey, bu sefer tamamıyla masumdu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) uydurma, asılsız bir söz veya haberi gerçekmiş gibi ortaya atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yavaş gel! (veya ol!) — argo abartarak konuşanlar için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.